top of page

Küçük Bir Alışkanlık: Teşekkür ve Dönüşümün Gücü | Koza Dönüşüm

19 May
1 dakikada okunur

Yaklaşık bir aydır küçük bir şey üzerinde çalışıyorum.

Çok küçük bir alışkanlık.


Her gün yaklaşık 60 saniyemi alıyor.


Şükran duymak…

Benim için doğal gelen bir şey değildi.

Büyürken gördüğüm bir şey de değildi.

Kariyerimi inşa ederken önceliklerim arasında hiç olmadı.


Tabii ki büyük anlarda söylenen o klasik “teşekkür ederim” var.

Ama asıl mesele o değil.


Asıl mesele, çoğu zaman fark etmeden kaçırdığım küçük anlar.

Günlük hayatın içinde biriken o görünmez değerler.


Bunu değiştirmek için kendime küçük bir “dur” alanı yarattım.

Her gün aynı saatte karşıma çıkıyor.

Kısa ama niyetli bir hatırlatma.


Ve kendime soruyorum:

Bugün gerçekten neyi fark ettim?

Kim hayatımı, fark etmeden de olsa, kolaylaştırdı?

Kime teşekkür edersem, sadece onu değil, ilişkimizi de beslemiş olurum?


Çünkü koçluk bakış açısıyla biliyorum ki;

odak neredeyse, enerji oraya akar.

Ve takdir edilen şey, büyür.


Liderlik sadece sonuç üretmek değil,

insanların görülme ve değerli hissetme ihtiyacına temas edebilmek.


Küçük ama samimi bir teşekkür,

birinin gününü değiştirebilir.

Hatta bazen, kendine bakışını bile.


Araştırmalar bunun sana da iyi geldiğini söylüyor.

Ama açıkçası…

Bunu hissetmek için araştırmaya ihtiyacın yok.


Kazan-kazan.


Hafta sonuna girerken kendine küçük bir alan aç:

Şu an dur…

ve içinden gelerek 5–6 kişiye teşekkür et.


Ve fark et:

Bu küçük alışkanlık sende neyi dönüştürüyor?


Belki de en büyük dönüşümler

en küçük, ama en bilinçli seçimlerle başlar.

Yorumlar


bottom of page