Özşefkat Nedir? Kendinle Kurduğun İlişki Hayatını Nasıl Dönüştürür?
- Zuhal Aksulu
- 15 Tem
- 3 dakikada okunur
"Sen de herkes gibi sevgiye ve şefkate layıksın."— Buda
Hayatımız boyunca başkalarına anlayış göstermeyi öğreniyoruz. Sevdiğimiz biri zorlandığında onu teselli ediyor, hata yaptığında ikinci bir şans tanıyor ve yeniden ayağa kalkması için yanında oluyoruz.
Peki aynı anlayışı kendimize gösterebiliyor muyuz?
Çoğu zaman cevap hayır.
Bir hata yaptığımızda, başarısız olduğumuzda ya da beklentilerimizi karşılayamadığımızda, içimizde sert bir eleştirmen konuşmaya başlıyor. "Daha iyi yapmalıydın.", "Yetersizsin.", "Herkes senden daha başarılı." gibi düşünceler zamanla iç sesimizin doğal bir parçası haline gelebiliyor.
İşte tam bu noktada özşefkat (self-compassion) devreye giriyor.
Özşefkat, kendimizi eleştirmek yerine anlamayı; yargılamak yerine kabul etmeyi; cezalandırmak yerine desteklemeyi seçebilmektir.









Özşefkat Nedir?
Psikoloji alanında özşefkat üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan Dr. Kristin Neff, özşefkati üç temel bileşenle açıklar:
1. Kendine Nazik Davranmak
Zor zamanlarda kendimize acımasız davranmak yerine destekleyici bir yaklaşım geliştirebilmek.
Neff'in ifadesiyle:
"Kusurlu olmak, insan olmanın bir parçasıdır."
Hata yapmak, eksik hissetmek veya zaman zaman zorlanmak bizi değersiz yapmaz. Bunlar insan olmanın doğal deneyimleridir.
2. Ortak İnsanlık Bilinci
Bazen yalnızca bizim başarısız olduğumuzu ya da yalnızca bizim zorlandığımızı düşünürüz.
Oysa herkes hayatının farklı dönemlerinde hata yapar, kaygılanır, üzülür ve belirsizlik yaşar.
Bu farkındalık yalnız olmadığımızı hatırlatır.
3. Bilinçli Farkındalık (Mindfulness)
Özşefkat, yaşadığımız duyguları bastırmak değildir.
Onları inkâr etmeden, büyütmeden ve kendimizi onlarla özdeşleştirmeden fark edebilmektir.
Özşefkat Neden Önemlidir?
Araştırmalar, özşefkat düzeyi yüksek bireylerin;
psikolojik dayanıklılıklarının daha yüksek olduğunu,
kaygı ve tükenmişlik belirtilerini daha az yaşadıklarını,
hata karşısında daha hızlı toparlanabildiklerini,
daha sağlıklı ilişkiler kurduklarını,
yaşam doyumlarının arttığını göstermektedir.
Özşefkat, motivasyonu azaltan bir yaklaşım değildir.
Tam tersine, kişinin kendini sürekli eleştirmek yerine gelişim odaklı hareket etmesini destekler.
Kendinle Konuşma Biçimin Hayatını Şekillendirir
Gün içinde en çok konuştuğumuz kişi aslında kendimiziz.
Bu iç konuşmalar zamanla inançlarımızı, seçimlerimizi ve davranışlarımızı oluşturur.
Bu nedenle Brené Brown şu önemli hatırlatmayı yapar:
"Kendinle konuşurken kullandığın dil, yaşamını şekillendirir."
Kendimize sürekli yetersiz olduğumuzu söylemekle, gelişme potansiyeline sahip olduğumuzu söylemek arasında büyük bir fark vardır.
İç sesimiz, yaşam kalitemizi düşündüğümüzden çok daha fazla etkiler.
Değişim Kendini Kabul Etmekle Başlar
Toplum bize çoğu zaman değişebilmek için önce kendimizi eleştirmemiz gerektiğini öğretir.
Oysa insancıl psikolojinin öncülerinden Carl Rogers tam tersini söyler:
"Kendini olduğun gibi kabul etmek, değişimin başlangıcıdır."
Kabul etmek, vazgeçmek değildir.
Olduğumuz yeri dürüstçe görebildiğimizde, gelişim için sağlam bir zemin oluşturabiliriz.
İçindeki Eleştirmenle Mücadele Etmek Yerine Onu Anlamayı Dene
Birçok kişi içindeki eleştirmeni susturmak için daha fazla baskı kurar.
Ancak bu yöntem çoğu zaman işe yaramaz.
Kristin Neff'in şu sözü bunun özünü anlatır:
"İçindeki eleştirmeni susturmanın yolu, ona daha yüksek sesle bağırmak değil; ona şefkatle yaklaşmaktır."
İç sesimizi değiştirmek, onu yok etmeye çalışmakla değil; neden ortaya çıktığını anlamakla mümkündür.
Mutluluk Kendinle Barıştığında Başlar
Zen ustası Thích Nhất Hạnh şöyle der:
"Mutluluk, kendinle savaşmayı bıraktığında başlar."
Kendimizi sürekli değiştirmeye çalışırken bazen en önemli şeyi unutuyoruz:
Önce kendimizle güvenli bir ilişki kurmak.
Gerçek dönüşüm, içsel savaşın yerini içsel iş birliği aldığında başlar.
Özşefkat Nasıl Geliştirilir?
Özşefkat öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir beceridir.
Başlamak için küçük adımlar yeterlidir:
Gün içinde kendinle konuşma biçimini fark et.
Hata yaptığında kendine "Şu an en yakın arkadaşım olsa ona ne söylerdim?" diye sor.
Mükemmel olmaya değil, gelişmeye odaklan.
Duygularını bastırmadan kabul etmeyi dene.
Kendine dinlenmek, yardım istemek ve sınır koymak için izin ver.
Her gün kendine teşekkür edeceğin küçük bir davranışını fark et.
Koza Dönüşüm'den Bir Hatırlatma
Koçluk çalışmalarında sıkça gördüğümüz gibi, insanlar çoğu zaman hedeflerine ulaşmalarını engelleyen şeyin bilgi eksikliği değil, kendileriyle kurdukları ilişki olduğunu fark ediyorlar.
Dönüşüm; kendimizi kusursuz hale getirmekle değil, kendimize daha bilinçli, daha anlayışlı ve daha şefkatli yaklaşmayı öğrenmekle başlar.
Belki bugün kendine sorabileceğin en güçlü soru şudur:
"Bugün kendime, sevdiğim bir insana davranacağım kadar nazik davranabilir miyim?"
Çünkü...
"Kendine göstereceğin şefkat, başkalarına göstereceğin şefkatin temelidir."— Buda
Kendinle Daha Güçlü Bir İlişki Kurmak İster misin?
Koza Dönüşüm'de yürüttüğümüz koçluk çalışmalarında; özşefkat, öz farkındalık, içsel eleştirmen, öz değer ve yaşam dengesi gibi konular üzerinde birlikte çalışıyor, kişinin kendi potansiyelini daha bilinçli bir şekilde keşfetmesine rehberlik ediyoruz.
Dönüşüm, doğru cevabı bulmakla değil; bazen doğru soruyu cesaretle sormakla başlar.

Yorumlar