top of page

Bir Koçla Çalışmak Hayatınızda Neleri Değiştirebilir?

Koçluk
Hayatın belirli dönemlerinde kendimizi bir kavşağın ortasında buluruz. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünür; işimiz vardır, sorumluluklarımızı yerine getiriyoruzdur, günlük hayatımız akıp gidiyordur. Ancak iç dünyamızda başka bir hikâye yaşanır.

Bir türlü veremediğimiz kararlar…


Sürekli tekrar eden ilişkiler…


Bitmek bilmeyen ertelemeler…


İçten içe hissettiğimiz ama adını koyamadığımız bir huzursuzluk…

Çoğu insan bu noktada daha fazla düşünmeye çalışır. Daha fazla analiz eder. Daha fazla araştırır.

Oysa dönüşüm her zaman daha fazla düşünmekle başlamaz.

Dönüşüm, bazen durmakla başlar.

İşte koçluk tam da bu noktada devreye girer.

Koçluk; tavsiye vermekten, yönlendirmekten veya sizin yerinize karar almaktan farklıdır. Koçluk, kişinin kendi cevaplarına ulaşabilmesi için güvenli ve yargısız bir alan yaratır.

Peki bir koçla çalışmak hayatınızda hangi değişimlere kapı aralayabilir?

1. Kendinizi Gerçekten Duymaya Başlarsınız

Modern yaşamın en büyük paradokslarından biri şudur:

Herkesle bağlantı halindeyiz ama kendimizle bağlantımız giderek zayıflıyor.

Telefon bildirimleri, toplantılar, sorumluluklar, aile beklentileri ve sosyal medya arasında kendi iç sesimizi duymakta zorlanıyoruz.

Birçok kişi yıllarca başkalarının beklentilerine göre yaşarken ne istediğini unutabiliyor.

Koçluk süreci, kişinin durup kendisine şu soruları sorabilmesine alan açar:

  • Ben gerçekten ne istiyorum?

  • Bu hayat benim değerlerimle uyumlu mu?

  • Hangi seçimler bana ait, hangileri bana öğretildi?

Çünkü değişim farkındalıkla başlar.

Kendimizi duymadığımız sürece hayatımızı bilinçli şekilde yönlendirmemiz mümkün değildir.

2. Tekrarlayan Döngüleri Fark Edersiniz

Albert Einstein'a atfedilen meşhur söz şöyledir:

"Her defasında aynı şeyi yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir."

Hayatımızdaki birçok zorluk aslında yeni değildir.

Aynı ilişki dinamikleri...


Aynı çatışmalar...


Aynı korkular...


Aynı ertelemeler...

Sadece farklı kişiler ve farklı koşullar içinde tekrar ederler.

Koçluk, kişinin hayatındaki örüntüleri görmesine yardımcı olur.

Çünkü çoğu zaman sorun yaşadığımız konu değil, o konuya verdiğimiz otomatik tepkidir.

Fark edilmeyen kalıplar kader gibi görünür.

Fark edilen kalıplar ise dönüşmeye başlar.

3. Zihinsel Karmaşa Yerini Netliğe Bırakır

Karar vermekte zorlanan insanların büyük kısmı aslında seçenek eksikliği yaşamaz.

Tam tersine, çok fazla seçenek arasında sıkışır.

Ne yapmak istediğini değil;


Ne yapmak istemediğini bilir.

Bu durum zihinsel yorgunluk yaratır.

Koçluk görüşmeleri sırasında kişi düşüncelerini sesli şekilde ifade etmeye başladığında, zihnindeki karmaşanın önemli bir bölümü görünür hale gelir.

Çoğu zaman çözüm yeni bilgi edinmek değil, zaten sahip olunan bilgiyi düzenlemektir.

Netlik geldiğinde kararlar kolaylaşır.

Kararlar kolaylaştığında ise enerji açığa çıkar.

Enerji açığa çıktığında hareket başlar.

4. Kendinizi Sabote Eden İnançları Keşfedersiniz

Birçok insanın önündeki en büyük engel dış koşullar değildir.

İç sesidir.

"Yeterince iyi değilim."

"Başarısız olursam ne olur?"

"Geç kaldım."

"Herkes benden daha ileride."

Bu düşünceler zamanla gerçekmiş gibi algılanır.

Oysa çoğu, geçmiş deneyimlerden ve öğrenilmiş kalıplardan oluşur.

Psikoloji alanında yapılan çalışmalar, insanların davranışlarını yalnızca mevcut gerçekliğin değil, gerçeklik hakkındaki inançlarının da şekillendirdiğini göstermektedir.

Koçluk süreci bu görünmez duvarları görünür hale getirir.

Çünkü görünmeyen bir engeli aşmak mümkün değildir.

Ancak görülen ve fark edilen bir engel dönüştürülebilir.

5. Harekete Geçmek Daha Kolay Hale Gelir

Farkındalık değerlidir.

Ancak tek başına yeterli değildir.

Çünkü hayatımızı değiştiren şey ne bildiğimiz değil, ne yaptığımızdır.

Birçok kişi ne yapması gerektiğini zaten bilir:

Daha sağlıklı beslenmek.


Sınır koymak.


Yeni bir işe başvurmak.


Kendine zaman ayırmak.

Zorluk bilgi eksikliği değildir.

Zorluk harekete geçmektir.

Koçluk tam da bu noktada köprü görevi görür.

Büyük hedefleri küçük ve uygulanabilir adımlara dönüştürür.

Kişinin kendi potansiyeline güven duymasını destekler.

Ve değişimin yalnızca bir fikir olarak kalmasını değil, davranışa dönüşmesini sağlar.

Koza Dönüşüm Perspektifinden Koçluk

Doğada bir kelebeğin ortaya çıkabilmesi için önce kozanın içinde çözülmesi gerekir.

Eski formun çözülmediği yerde yeni form doğamaz.

İnsan gelişimi de benzer şekilde ilerler.

Önce dururuz.

Sonra fark ederiz.

Bize hizmet etmeyen düşünceleri, alışkanlıkları ve kalıpları çözmeye başlarız.

Ardından yeni seçimler yaparız.

Ve sonunda harekete geçeriz.

Koza Dönüşüm yaklaşımının temelini oluşturan bu yolculuk; kişinin dış dünyasını değiştirmeden önce iç dünyasında yeni bir alan yaratmasına destek olur.

Çünkü gerçek dönüşüm, kim olduğumuzu değiştirmekten değil; özümüzde zaten var olan potansiyeli ortaya çıkarmaktan geçer.

Belki de bugün kendinize sormanız gereken soru şudur:

Hayatımda değiştirmek istediğim şey ne?

Ve daha önemlisi...

Bunu tek başıma taşımak zorunda mıyım?

Koza Dönüşüm ile ücretsiz ön görüşme talep edebilir, dönüşüm yolculuğunuzun ilk adımını atabilirsiniz.

Instagram: @koza.donusum


Yorumlar


bottom of page